monapera

Menu

Görülebilecek En Sağlam Film: The Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli)

İzlediğim en iyi filmlerden biri. Zaten genel görüş de o ki kendisi kült filmler arasında. 1994 yapımı olan Esaretin Bedeli, İmdb listesinde 10 üzerinden 9.3 aldı ve gelmiş geçmiş en iyi film seçildi.
Hapishanede geçen aslında olayların olması beklenen filmde olaydan ziyade durum hakim. Ağır bir melankoli ve durağanlık var. Beni olayların şaşkınlığından çok insanların içinde bulundukları psikoloji ve duygudurumları etkiledi.
Başta Andy karakteri iki kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldığını öğrendiği zaman bile kendine has bir suskunlukla şaşırtıyor. Sonra anlıyoruz ki oynadığı karakterin başlıca özelliği bu. Bazı sanatçılar daha ziyade gözleriyle oynar. Andy karakteri de gözlerine bakmaya zorlayan bir karakter ve bu ilerleyen dakikalarda daha çok zeka sezmenizi sağlıyor.
Evet Andy. Karısını ve onun sevgilisini öldürmekle suçlanan ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılan, kendi halinde bir bankacı..
İçerde çok konuşmuyor, kimseyle atışmıyor, kendisine düşen ne varsa onu yapıyor odasına çekiliyor sadece. İki ay sonra ise Red le olan arkadaşlıklarının başlangıcı olan dialoğu kuruyorlar ve o günden sonra da dostlukları gitgide pekişiyor. Red hapishanede saygı duyulan biri, yirmi yaşında çok büyük bir suç işlediği için yattığını biliyoruz ama neden girdiğini film açıklamıyor. 
Andy için zor günler eşcinsel olan bir grup tarafından sürekli taciz edilmeye başlanınca geliyor. Andy zaman zaman karşılık vermeyi başarabilse de çoğunlukla dayak yiyerek kötü muamele görüyor. 
 Lakapları Kız Kardeşler olan bu gruptan kurtulmak için hapishanenin çatısını onarmaya gönüllü olarak yazılıyorlar arkadaşlarıyla. Yüz kişiden fazla adamın başvurduğu bu gönüllü çalışmaya kabul edilmelerinde Red in bağlantıları da etkili oluyor. Hapishanede bağlantı, cebe konan birkaç sigaradan başka birşey değil.
  Çatıda çalışırken Andy’ nin en acımasız gardiyanlardan birinin konuşmalarına kulak kabartması ve onun kazandığı bir parayı devlete vergi ödemeden tamamını alabilmesi için akıl vermesi neticesinde bambaşka günler yaşıyorlar. Andy bu yardımı karşılığında gardiyandan arkadaşları için bira istiyor ve çatının yapımı bitene kadar her gün arkadaşlarının kendilerini özgür adamlar gibi hissetmelerini ve sıcakta buz gibi biralarını içmelerini sağlıyor. Kendisi içmese de orada en mutlu görünen yine Andy’ nin kendisi. 
Zaten onu farklı yapan en belirgin özelliği yaşadığı zorluklara karşı yaşama sevincisini hiç kaybetmemesi ve hep dik durması. Öyle ki hapishanenin bile insan istemediği sürece onun özgürlüğünü alamayacağını gösteriyor. 
Bir defasında da gardiyanı tuvalete kilitleyip, müdürün odasında çalan müziği hoparlörlerden dışarıya veriyor ve sesi sonuna kadar açıyor. Hapishanede o anda hayat duruyor ve mahkum olan herkes kısa bir an bile olsa kendilerini dışarda hissediyorlar, unuttukları duyguları hatırlıyorlar.
Yıllarca hapishane müdürünün gizli işlerinden kazandığı paraları aklayıp onun için çalışması müdürün, onun suçsuz olduğunu öğrendiği halde serbest kalmasını engellemesine neden oluyor. Olanların farkına varan Andy müthiş zekice ve detaylıca tasarlanmış bir kaçış ayarlıyor kendine. 
Kendi halinde bir adamın bu kadar açıkgözlü ve kurnaz olmasına arkadaşları başta olmak üzere herkes çok şaşırıyor. Giderken kötü bir insan olan hapishane müdürü ve acımasız gardiyanın da ipini çekmeyi ihmal etmemesi izleyici olarak insann içinin yağlarını eritiyor.
Mükemmel bir film Esaretin Bedeli. İzledikten sonra belki yanlış ama kült kabul edilen bütün filmlerle kıyasladım ve şu filmle kafa kafaya olabilir dediğim çıkmadı. Dahası iki kere izledim, bir o kadar daha sıkılmadan izlerim. 
Filmin sonunda iki eski ve sağlam dostun hep hayalini kurdukları huzur dolu bir cennette buluşmaları da kekremsi bir tat bırakıyor insanın boğazında.
Çok spoiler vermemeye çalıştım, merak ettirebildiysem ‘izlemeyenler için tabi’ mutlaka görün bu film
İMDB: 9,3

Kategoriler:   Genel

Comments

  • Posted: 11 Şubat 2014 08:29

    Feza Kıral

    izledigim en iyi film diyebilirim ben de...
  • Posted: 11 Şubat 2014 16:49

    Ruhsuz Atmaca

    Esaretin Bedeli güzeldir. Yeşilcamda sence en iyi film hangisi?
  • Posted: 11 Şubat 2014 17:17

    Esin Pişkiner

    Yaşama sevinci veren filmleri seviyorum ben eskilerden. Neşeli Günler çok huzur verir mesela bana.
    • Posted: 11 Şubat 2014 17:22

      Ruhsuz Atmaca

      Anladım. Ben Tarık Akan'ın oynadı Canim Kardesim filmini çok severdim. Ama iç karartıcı o ayrı. :)
  • Posted: 11 Şubat 2014 17:29

    Esin Pişkiner

    A evet ya onu ben de sevmiştim izlediğimde ama hakaten üzücüydü. Kardeşine televizyon alabilmek için o kadar çabalaması ama kardeşinin onu görememesi falan:(