monapera

Menu

Eşekarısı Fabrikası

esekarisifabrikasiSelamlar. Evet Eşekarısı Fabrikası ‘nın sonuna geldim .

Başta herkesin hemen hissedeceği gibi kitap çocuk acımasızlığı ve şiddeti üzerine dönüp dolaşan ve yoğrulan bir kitap. Hepimizin bildiği üzere çocuklarda ayıp ya da acıma kavramı çok gelişmemiştir. Buna bağlı olduğunu düşündüğüm acımasızlık durumu hepimizin çocukluğundan gölgeler içerir.

Bazılarımız bu duygunun esiri olsak da bazılarımız küçük masum zararların ötesine geçmedik.

Eşekarısı Fabrikası ‘nda baş karakterimiz çizginin epeyce karanlık kısmından yürüyenlerden.

Daha ufacık bir çocukken, içine kendi kendini sürüklediği kızgınlıkların ve intikam duygusunun tesiri altında, okurken hayretler içinde kalacağınız ve çokça da zeka gerektiren organizasyonlar içine giriyor.

Küçük bir kasabada büyüyen, psikolojik çerçeveden bakıldığında durumu çok da parlak olmayan bir ailenin, kendine yeten ama yetemeyen aynı zamanda, kendi  benliği ile ilgili bile algı sorunu yaşayacak kadar kafası karışık bir çocuğun balıksırtı hayatına konuk oluyoruz.

Yazar, bilimkurgu hayranı biri olarak birçok deneme ve reddedilme hikayesinden sonra bu kitabı kaleme almış. Aklının yettiği kadar hayal gücünü yansıtamadığını, çünkü yansıttığın da gerçekdışılığın ağırlıkla hissedilmesiyle birlikte çıkan sonucun yayınevleri tarafından beğenilmemesinden ötürü istemeden de olsa kendisini frenlediğini, ne hikmetse ondan sonra tutulacak ve çoğu insanlar tarafından sevilecek bir eser inşa edebilmiş olduğuna dikkat çekiyor.

Bu konuda yayınevlerine olan ince kırgınlığının dikkat çekecek boyutta olduğunu hissettiğim yazarın, reddedilmiş ve yayınlanmamış olan bilimkurgu ağırlıklı denemelerini de okumak isterdim. Çünkü kesinlikle sürükleyici ve keskin bir akıldan süzülerek yazılmış bir eserin yaratıcısının diğer eserlerinin de aynı oranda kaliteli olacağı görüşündeyim.

Henüz ilk çeyrekteyken, daha önce tüylerimi okurken diken diken eden bir kitabı bolca anımsadım. Sineklerin Tanrısı. Yine çocuk şiddeti ve kendilerine ait dünyalarında kendi kural ve duygudurumlarının ne kadar gelişmiş olduğu gerçeği saklıydı. Her satırda ürperdiğim Sineklerin Tanrısı kadar başarılı olduğunu asla söylemeyeceğim. Çünkü o bir başyapıt niteliğindeydi. Ama kesinlikle aynı kategoriye koyabiliriz ve ye yer yaratıcılık bakımından kıyas bile yapabiliriz.

Evet bundan sonra yine aynı kategoride çok iyi olduğunu yeni öğrendiğim bir kitap var. Teneke Trampet.

Onun da çocuk ve acımasızlığı üzerine oldukça başarılı bir kitap olduğu söyleniyor. Hazır taze taze ikisini kıyaslamışken onu da hazmetmiş olmak isterim. İşin açıkçası çok da merak ediyorum.

Şimdi anlıyorum korku filmlerinde, küçük masum bir kız çocuğunun, bilhassa da beyaz giydirilmiş ve saçları örgülü olanların neden ürpertici olduğunu. İki zıt düşüncenin bir arada olması ve birbirlerinden doğmaları beyazla siyahın gümüşümsü bir grilik yaratması gibi insanda yoğun tatlar bırakıyor.

Evet dönelim konumuza. Eşekarısı Fabrikası. Çoğu kişiye hitap etmeyeceğini çevremden anlayabiliyorum. Kiminle konuşmak istesem aman bana anlatma öyle şiddet middet dediklerinden, diyiveriyorlar.

Olmadığını farz ettiğimiz şeylerin yok olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu yüzden yaşanan her duygunun güzel işlenmişse elbette kitaplığımda yeri var.

Keyifli okumalar.

 

 

Kategoriler:   Genel, Kitap

Comments