monapera

Menu

Beyazlar Cenneti Pamukkale

DSC_2063 - KopyaSelamlar

Bu defa Kuşadası taraflarından esintilerle karşınızdayım. Birkaç kişi eylül kaçamağı yapalım dedik atladık ege taraflarına doğru. Oralar yağışlı gösterince dedik nasılsa yetişecek bir şey yok, bekleyenimiz de yok çok şükür bir Pamukkale iyi gider.

Çocukluğumda en son gittiğimiz zamanları hatırlıyorum da, bir de aile sıcaklığında nasıl da pamuksu kalmış aklımda. Kaldığımız bir otel vardı o zamanlar. Otelde her odanın önünde kendi mini havuzu, uyanır uyanmaz içine atladığım. Soğuk sularının Pamukkale ‘nin beyaz pudralığına bakan görüntüsünde çocuk kalbimi çalan.

Şimdi ilk etapta uçsuz bucaksız Pamukkale ‘nin hafiften özellikle başlarda kuruduğunu görmek burktu çocuk hatıralarımı. Sonra içinde gezip pamuksu dokusuna ayak sürttükçe umarım daha fazla zedelenme olmaz diyerek tadını çıkardım.

 

 

Çok kalabalık bir insan ordusu vardı Pamukkale’ de. Araba girişinden sonra on beş dakikalık bir yürüyüş ya da kısa bir dolmuş seyahati gerekiyor ana kapıya ulaşmak için. Giriş ücreti 30 tl. Pamukkale nin biraz yukarısında ama yürünecek mesafede Laodikya Antik Kenti var. Orayı da gelmişken gezen insanlar oldukça yoğunlukta.

Biz de elbette oralara bir selam çakmadan devam edemezdik yolumuza.

İnsanların bu güzel mirasa olan ilgisi hoşuma gitti ne yalan söyleyeyim. Pamukkale evet Dünya Miras Listesi’ nde Unesco tarafından belirlenen açıklamada. Ama yine de kendi gözlerinle görünce insanların hayranlıklarını bir çeşit gurur duyuyor insan.

O taraflara bir daha yolum düşer  mi bilemiyorum ama çok özlediğimi itiraf etmem gerek. Uzaklardan derinlerden nasıl hatıralar geleceğini bilemiyorsunuz.

Pamuksu fotoğraflarla size oraların kokusunu getirmiş olmak dileğiyle…

Kategoriler:   Genel, Gezi, Günce

Comments