monapera

Menu

500 Days Of Summer ( 2009 )

Bugün çok romantik bir film izledim. Bir aşk filmi. Aslında başladığı an bir aşk hikayesi olmadığının altını çiziyor ama benim için aşk bundan daha iyi, somut ve doğal anlatılamaz.
Bağımsız festival filmi olan 500 Days Of Summer da küçük yaştan beri doğru kadını arayan ve ancak onu bulduğunda mutluluğa ulaşabileceğini düşünen, yaşanması gerekiyorsa yaşanır kaderciliğine sahip bir adam ve onun aksine özgürlüğüne çokça düşkün, aşk kavramını düşünemeyecek kadar keyfekeder ilişkiler yaşamış, kaderin ve kendini tamamen bırakıp idealistlerinden sıyrılmaya ansızın neden olacak aşk anlayışından uzak ama bununla da mutlu olan, farklı ve renkli bir kadın…
İkisinin de hayat görüşünün aksi istikamette sonuçlanan bu hikayede doğru olan tek şey bana göre aşk denilen ya da onun başka duygulara bürünmüş hallerini sonuna kadar yaşamak… Aşk başka nasıl olur ki zaten. Birlikte olmak mı lazım, sürdürmek mi gerek birşeylerin anlamlı kalması için…
Ben eski sevgililerin de hala sevgili kaldıklarına inanırım.  Yaşanılan özel anların, mutlu paylaşımların hafızalardan bir çırpıda silinmesi beklenemez neticede. Bu film de bana aşkta herşeyin mübah olduğunu tekrar hatırlattı. Summer, hayatın anlamlar üzerinde durmadan sadece yaşanması gereken bir yer olduğunu ve anlık mutlulukların tadının çıkarılması gerektiğini farketmiş ve bu doğrultuda yaşayan biri…
 Bu anlamda çok romantik olmadığı yansıtılmış olsa da hatta bazen acımasız, duygusuz olduğununa vurgu yapılsa da benim için çok gerçek bir karakter. Dahası çoğu noktada kendime yakın buldum ve hatta yaşanmışlıklar konusunda da kendimden çok benzer örneklerim vardı.
İzlemelisiniz, çok keyifli bir film, üstelik hafif nostaljik havası bir çeşit huzur veriyor.
imdb: 7,8

Kategoriler:   Genel

Comments